Son Dakika
--:--:--

Sarıbal’dan yaş meyve-sebze operasyonuna tepki: “Meselenin özüne gitmezseniz meseleyi çözemezsiniz”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, yaş meyve ve sebze dağıtıcılarına yönelik operasyonlara ilişkin, “Operasyonlar yapısal sorunların üzerini örtmez; çözüm kamucu, planlı ve üreticiden yana bir tarım politikasıdır. Hukuki süreçler desteklenebilir ama meselenin özüne gitmezseniz meseleyi çözemezsiniz” açıklamasını yaptı.

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
Sarıbal’dan yaş meyve-sebze operasyonuna tepki: “Meselenin özüne gitmezseniz meseleyi çözemezsiniz”

(ANKARA) – CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, yaş meyve ve sebze dağıtıcılarına yönelik operasyonlara ilişkin, “Operasyonlar yapısal sorunların üzerini örtmez; çözüm kamucu, planlı ve üreticiden yana bir tarım politikasıdır. Hukuki süreçler desteklenebilir ama meselenin özüne gitmezseniz meseleyi çözemezsiniz” açıklamasını yaptı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, partisinin genel merkezinde yaptığı basın açıklamasında Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) açıkladığı fındık alım fiyatına tepki göstererek, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin bu yıl ne kadar fındık alacağını açıklamamasını eleştirdi. Sarıbal, “Öngörülen 200-250 bin ton. Günlük 5 bin ton. Ama aynı şekilde çiftçinin dostu olduğunu söyleyen FİSKOBİRLİK, Tarım Kredi Kooperatifleri sürecin içerisinde yok. Üretici, sağlıklı bir birliği FİSKOBİRLİK’ten sonra oluşturamadığı için çok küçük kooperatifleri var ama onlar gerçekten çok küçükler ve sürecin ortağı değiller” ifadelerini kullandı.

TMO’nun aldığı fındıktan daha fazla fındık üretildiğini, üreticinin elinde kalan fındığı serbest piyasada devletin belirlediği fiyattan daha ucuza satmak zorunda kaldığını belirten Sarıbal, TMO’nun fiyatının taban fiyat olması gerektiğini özel sektörün bunun altında alım yapmasının önüne geçmek gerektiğini vurguladı.

CHP’nin fındık üreticilerinin sorunlarına ilişkin çözüm önerilerini sıralayan Sarıbal, şunları söyledi:

“Rekolte tespitleri şeffaf, bilimsel ve bağımsız yapılmalıdır. Toprak Mahsulleri Ofisi toplam alım miktarını açıklamalı ve gerçek bir alım garantisi vermelidir. Alım noktaları ve kapasite artırılmalı, randıman ölçümleri denetlenmelidir. ÇKS ve randevu sorunları üreticiyi sistemin dışında bırakmamalıdır. Fındık fiyatı; gerçek maliyet, aile emeği, sermaye, sermaye giderleri, iklim riski, geçim ve üretimin sürdürme payı üzerinden belirlenmelidir. Gübre, mazot, ilaç ve işçilik yükü azaltılmalı; eğimli bahçelere ilave destek, üreticiye daha yüksek verim limiti sağlanmalıdır. Yaşlanan bahçelerin yenilenmesi sağlanmalı, kahverengi kokarcayla sürekli mücadele edilmeli ve iklim zararları gerçek kayıp üzerinden karşılanmalıdır. FİSKOBİRLİK ve kooperatifler güçlendirilmeli, lisanslı depoculuk yaygınlaştırılmalıdır. Türkiye kabuklu fındık satan değil; işlenmiş, markalı ve yüksek katma değerli ürün ihraç eden bir ülke haline gelmelidir. Çünkü fındığı, dünyanın çikolata ve diğer gıda maddeleri açısından en kaliteli fındığıdır.”

PAMUK ÜRETİCİSİNE DESTEK ÇAĞRISI

Pamuk üretiminde Türkiye’de düşüş olduğunu belirten Sarıbal, pamuk üreticisinin geçen yıl kilo başına 6-7 lira, bu yıl ise 11-12 lira zarar ettiğini söyledi. Türkiye’de üretilen pamuğun dünyanın en kaliteli pamuklarından olduğunu vurgulayan Sarıbal, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Pamukta dünyanın en kaliteli pamuklarından birine sahip olduğumuzu ve verim olarak dünya ortalamasının üzerinde olduğumuzu söylemek isterim. Brezilya’da pamuğun maliyeti 17 ila 21 lira arasında. ABD’de pamuk maliyeti 21-22-23 lira civarındadır ve dekar başına yaklaşık 12 dolar desteği var. Kilo başına 5,85 lira desteği var. Yunanistan’da maliyet 26 ila 31 lira arasında, destek 11,25 lira. Peki ya Türkiye? Bu yılki maliyet 40 lira civarında, diğer hasat maliyetini eklediğinizde 47 lira. Peki destek ne kadar? Sadece 3,4 lira.

Pamuk stratejik ürün olarak ilan edilmeli. Pamukla ilgili tekstil kapasitesi, su varlığı ve bölgesel üretim potansiyeli esas alınarak uzun vadeli üretim planı hazırlanmalıdır. Gerçek maliyet, aile emeği, sermaye giderleri, risk ve geçim payına dayalı taban fiyat uygulamasına derhal geçilmelidir. Piyasa fiyatı taban fiyatın altında kaldığında aradaki fark üreticiye doğrudan verilmelidir. Destekler ekimden önce açıklanmalı, girdi maliyetlerine göre güncellenmeli ve zamanında ödenmelidir. Üretici kooperatifleri, TARİŞ güçlendirilmeli; gerektiğinde kamu alım ve düzenleme mekanizması devreye sokulmalıdır. Gümrük Birliği’nde pamuğun konumu yeniden değerlendirilmeli, üretici sübvansiyonlu ithalata karşı korunmalıdır. Yerli, izlenebilir ve çevresel etkisi düşük pamuk kullanan tekstil işletmeleri desteklenmelidir.”

Yaş meyve ve sebze dağıtıcılarına yönelik operasyonlara değinen Sarıbal, “Operasyonlar yapısal sorunların üzerini örtmez; çözüm kamucu, planlı ve üreticiden yana bir tarım politikasıdır. Hukuki süreçler desteklenebilir ama meselenin özüne gitmezseniz meseleyi çözemezsiniz” dedi.

Geçtiğimiz yıllarda yapılan diğer operasyonları hatırlatan Sarıbal, “Soğanla ilgili fiyat denetimi yaptınız, 2019’da depoları bastınız. Ne oldu? Günün sonunda bu sene soğan verimi azaldığı için -daha doğrusu çiftçi ekmediği için, üretim eksikliği olduğu için- dışarıdan gümrüğü yüzde 49’dan yüzde 5’e indirerek tarım politikasının ana hattı olan ithalatı kullandınız” ifadelerini kullandı.

YAŞ MEYVVE-SEBZE OPERASYONLARI

Sarıbal, şöyle konuştu:

“Toprak, su, iklim ve gıda ihtiyacına dayalı havza bazlı üretim planlaması yapılmalıdır. Aile emeği, arazi, sermaye, amortisman, pazarlama ve risk dahil gerçek maliyetler hesaplanmalıdır. Belgelenemeyen giderler kayıt altına alınmalı, tarım işçilerine sosyal güvence sağlanmalıdır. Bugün tarımın en büyük girdilerinden biri işçiliktir. Ama bu işçiliğin kayıt altına alınma olanakları çok mümkün değildir. Bütün dünya bu sorunu çözmüştür. Günlük sigortalama modelini getirin. Bunu yapamıyorsanız tarımda girdiyi hesaplayamazsınız. Referans ücreti fiyatına refah, risk, üretim ve sürdürme payı eklenmelidir. Temel ürünlerde taban fiyat, kamu alımı ve fark ödemesi uygulamaları sağlanmalıdır. Destekler ekimden önce açıklanmalı, maliyetlere endekslenmeli ve zamanında ödenmelidir. Tarım Kanunu’ndaki ‘milli gelirin en az yüzde 1’i oranındaki destek’ yükümlülüğü uygulanmalıdır. Mazot, elektrik, sulama sübvanse edilmeli; temel girdiler yerli olarak üretilmelidir. Çiftçi borçları faizsiz ve uzun vadeli yapılandırılmalı, üretim araçlarına haciz uygulanmamalıdır. Kamu bankaları ve kooperatifler yoluyla uygun kredi ve hasat öncesi avans sağlanmalıdır. Kooperatifler demokratik, özerk ve üretici denetimine açık biçimde güçlendirilmelidir. Üretici örgütlerine fiyat, destek, ithalat ve ihracat kararlarında temsil hakkı verilmelidir. Kamu alım kurumlarının depo, finansman ve piyasa düzenleme kapasitesi güçlendirilmelidir. Soğuk zincir, lisanslı depo, paketleme ve işleme tesisleri yaygınlaştırılmalıdır. Bu süreçte fire mutlaka ve mutlaka öngörülmelidir. Mutlaka nakliye soğuk araçlar tarafından yapılmalıdır. Fiziksel kayıp, doğal fire, kalite kaybı ve ticari kesinti ayrı ayrı ölçülmelidir. Tarım sigortası, gerçek zararlar ile gelecek yılların gelir kaybını kapsamalıdır. Tarla çıkışından paketlemeye kadar maliyet ve fiyat hareketleri dijital ortamda izlenmelidir. Gıda enflasyonu, üretici fiyatı baskılanarak düşürülemez. Kamu ve belediyeler kooperatiflerden doğrudan alım yapmalı; kısa tedarik zincirleri ve kamusal beslenme programları yaygınlaştırılmalıdır. Suç oluşturan fiiller hukuk içinde araştırılmalı ve cezalandırılmaları sağlanmalıdır. Operasyonlar yapısal sorunların üstünü asla örtmemektedir. Sonuç; kamucu, planlı, demokratik, kooperatifçi ve üreticiden yana temel bir tarım politikasıdır.

“AKARYAKITTA ÖTV VE KDV KALDIRILMALI”

Mazot geçen yıldan bugüne kadar yaklaşık olarak 54 liradan 45-50 lira civarındayken bugün 100 liraya çıktı, yüzde 100 arttı. Eşelmobil Sistemi kademeli olarak devre dışı bırakıldı, şimdi tekrar devreye sokuldu. Derhal ÖTV ve KDV kaldırılmalıdır. Dünyada birçok ülke çiftçisinin üretim yapması için mazota özel destekler getirmiştir. Derhal hükümet faize para bulurken, üçkağıt ekonomisi içerisinden borsada halkın 1,5 trilyonunu yok ederken; çiftçinin, nakliyenin, nakliyecinin, üretimin ana kalemi olan mazot giderini mutlaka özel bir kaynakla sübvanse etmelidir.”

Yorum Yap

Benzer Haberler
Mansur Yavaş, Kayseri’deki tarihi ve kültürel alanları gezdi
Mansur Yavaş, Kayseri’deki tarihi ve kültürel alanları gezdi
İYİ Partili Usta’dan Bakan Şimşek’e ‘Borsa İstanbul’ sorusu: “Madem sorun belliydi, 10 ay neyi beklediniz?”
İYİ Partili Usta’dan Bakan Şimşek’e ‘Borsa İstanbul’ sorusu: “Madem sorun belliydi, 10 ay neyi beklediniz?”
Özgür Özel: “Çiftçinin kullandığı mazot ucuzlayacak”
Özgür Özel: “Çiftçinin kullandığı mazot ucuzlayacak”
Ticaret Bakanı Bolat, İtalya Başbakan Yardımcısı Tajani ile görüştü
Ticaret Bakanı Bolat, İtalya Başbakan Yardımcısı Tajani ile görüştü
İYİ Partili Poyraz’dan Mehmet Uçum’a: “Cumhurbaşkanlığı makamı olmak üzere devleti, bürokrasiyi ve siyaseti zehirlemekten vazgeçin”
İYİ Partili Poyraz’dan Mehmet Uçum’a: “Cumhurbaşkanlığı makamı olmak üzere devleti, bürokrasiyi ve siyaseti zehirlemekten vazgeçin”
Selçuk Türkoğlu: “Tehdit diline boyun eğmek değil, devlet ciddiyetiyle cevap vermek gerekir”
Selçuk Türkoğlu: “Tehdit diline boyun eğmek değil, devlet ciddiyetiyle cevap vermek gerekir”
Kafkaslar'ın Nöbetçisi, Haberin Radarı
Ardahan Radar

Ardahan Radar, Kafkaslar’ın nöbetçisi olan konumundan haberi radarıyla yakalayan, Ardahan’da ve bölgede yaşanan gelişmeleri anlık takip ederek okuyucularına hızlı, tarafsız ve güvenilir şekilde sunan güncel bir haber platformudur.

2026 Ardahan Radar © Tüm hakları saklıdır. Ardahan Radar