Son Dakika
--:--:--

Ekrem İmamoğlu, İBB Davası’nda savunma yapıyor: Yargılama bitmeden birini hırsız ilan eden haysiyetsizdir, namussuzdur, şerefsizdir

Yaklaşık 19 aydır cezaevinde bulunan Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB Davası’nda savunma yapıyor. İmamoğlu, “Kim ki ya yargılaması bitmeden ya yargılaması sonuca ermeden birisi hakkında iftira atıyor. Kim ki birisi hakkında haysiyet cellatlığı yapıyor, kim ki bir insanın ailesini aşağılıyor, çocuğunu, gencini, evladını, annesini, babasını hırsız ilan ediyor; haysiyetsizdir, namussuzdur, şerefsizdir. Kim yapıyorsa” dedi.

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
Ekrem İmamoğlu, İBB Davası’nda savunma yapıyor: Yargılama bitmeden birini hırsız ilan eden haysiyetsizdir, namussuzdur, şerefsizdir

Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN

(İSTANBUL) – Yaklaşık 19 aydır cezaevinde bulunan cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB Davası’nda savunma yapıyor. İmamoğlu, “Kim ki ya yargılaması bitmeden ya yargılaması sonuca ermeden birisi hakkında iftira atıyor. Kim ki birisi hakkında haysiyet cellatlığı yapıyor, kim ki bir insanın ailesini aşağılıyor, çocuğunu, gencini, evladını, annesini, babasını hırsız ilan ediyor; haysiyetsizdir, namussuzdur, şerefsizdir. Kim yapıyorsa” dedi.

Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 53’ü tutuklu 436 sanıklı İBB Davası’nın 98. günü başladı. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesinde görülen İBB Davası’nın 98. gününde, 19 Mart 2025’ten bu yana cezaevinde bulunan Ekrem İmamoğlu savunma yapıyor. İmamoğlu’nun ve avukatlarının savunmasının 4 gün sürmesi bekleniyor.

Duruşmada, Ekrem İmamoğlu savunma yapıyor. İmamoğlu, eşi Dilek İmamoğlu ile gurur duyduğunu vurgulayarak, “Bir tanesin sen. İyi ki varsın ve bu ailenin yanındasın. Biz, bu duruşmalarda, cezaevinde çok zorlandık. Zorlanıyoruz ailece. Ama en büyük zorluğumuzun, baş başa kaldığımızdaki en büyük sıkıntımızın, en büyük dertleştiğimiz konunun, buradaki o zalimliğe muhatap olan insanlar ve onların aileleri olduğunun da altını çizmek isterim. Allah hepimize güzel yürek versin. Bu memleketin insanlarına vicdan nasip etsin. Bu memleketin insanlarına vicdanlı yöneticiler nasip etsin. Bu memleketin insanlarına erdemli, ahlaklı, adaleti önünden ayırmayan, en güçlü anında bile adalete karşı boyun eğen yöneticiler nasip etsin” dedi.

“GÜNÜ GELDİĞİNDE HERKESİN TÜRK YARGISI ÖNÜNDE HESAP VERECEĞİNİ BİLİYORUM”

İmamoğlu, bir buçuk yılı aşkın süredir yürüttüğü hukuk mücadelesinde yanında olan avukatlara teşekkür ederek, savunma hakkını koruyan hukukçuların önemini hava ve suya benzetti. İmamoğlu, şöyle konuştu:

“Türkiye’deki hukuk sisteminin geldiği noktada mücadelelerini hak ettiği şekilde verememenin ve kurallara uygun bir biçimde süreç ilerletememenin; soruşturmanın gizliliği denen yerde her tarafından delik deşik olmuş bir torbadan su akar gibi sağa sola saçılan bilgiler varken, hiçbir avukatın bırakın bilgiye ulaşmayı, adliyeye dahi giremediği günleri yaşamanın ızdırabını onlarda gördüm, yaşadım, hissettim. Bunların her biri tarihe geçti. Her günü, her anı tarihe not düşüldü. Bunlar asla unutulmayacak. Her aktörünü, her muhatabını tarih yazdı ve günü geldiğinde elbette ki yüce Türk yargısı huzurunda ilgili olan herkesin hesap vereceğini adım kadar iyi biliyorum. Allah bana ömür verir, vermez. Ama biliyorum ki hesap verecekler. O manada bütün savunma makamını, avukatları da hukukçuları da sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.”

Ekrem İmamoğlu, avukatının tutuklu olduğunu, avukatının avukatının da gözaltına alındığını ve tutuklanmak üzere sevk edildiğini hatırlatarak, hukukçuların da baskı ve hukuksuzlukla karşı karşıya kaldığını söyledi.

Yargı mensuplarının vatandaşlara yönelik tehditkâr tutumlarına ilişkin anlatımları dinlediğini ifade eden İmamoğlu, “Ben hayatımın en ilginç bilgilerini dinledim. Yüzlerce ziyaretçimin bana gelip muhatap oldukları konuşmaları dinledim, yargı mensuplarıyla yaptıkları konuşmaları dinledim. Yargı mensuplarının onlara karşı tutum ve tehditlerini dinledim. Parmak sallamalarını dinledim. Açtım, baktım Türk Ceza Kanunu’na, böyle bir madde yok. Yani bir savcı ya da bir iddia makamını temsil eden kişi, bırakın avukatı vesaire, bir vatandaşa bile parmak sallayamaz, tehdit edemez. Bunları okudum ama bunların tam tersini yaşadım. Yaşayanlardan dinledim” dedi.

Savunmasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Türkiye’de şahsım dahi hiç kimse eleştirilemez değildir. Şamar oğlanı istikrarsız mantığıyla tamamen nefret siyasetiyle kadrolarımıza, kabine üyelerimize karşı haysiyet cellatlığı yapılmasına müsaade etmeyeceğiz. İfade özgürlüğü, önüne gelene iftira atma serbestisi değildir. Kamu adını hesap sorduğunu iddia eden herkes görevini sorumluluk bilinciyle yapmalıdır” şeklindeki açıklamasını okuyan İmamoğlu, şunları kaydetti:

“Tebrik ediyorum. Çok güzel söylemiş. Bu söz Sayın Cumhurbaşkanı’na ait. Ben de buradan söylüyorum. Kim ki ya yargılaması bitmeden ya yargılaması sonuca ermeden birisi hakkında iftira atıyor. Kim ki birisi hakkında haysiyet cellatlığı yapıyor, kim ki bir insanın ailesini aşağılıyor, çocuğunu, gencini, evladını, annesini, babasını hırsız ilan ediyor; haysiyetsizdir, namussuzdur, şerefsizdir. Kim yapıyorsa.”

“İSTANBUL’UN KURTULUŞ GÜNÜNÜ FARKLI BİR ŞEVKLE KUTLADIK”

Ekim ayının ülke tarihi açısından önemine değinen İmamoğlu, İstanbul’un yaklaşık beş yıl işgal altında kaldığını belirterek, 16 Mart 1918’de başlayan işgalin 6 Ekim 1923’te sona erdiğini hatırlattı.

İstanbul’un kurtuluş gününün yeterince önemsenmediğini ifade eden İmamoğlu, “Gerçekten 6 Ekim İstanbul’un kurtuluş gününü, biz, 2019’dan sonra İstanbul yönetimini eline aldıktan sonra başka bir şevkle, başka bir bakışla kutladık, andık, anlattık, o beş yılın nasıl geçtiğini, nasıl bir zulümle geçtiğini, insanların hatta silahlı kuvvetlerimizin o dönemde nasıl saldırılara uğradığını, nasıl şehitlerin verildiğini, o dönemde sinmiş, sönmüş, donmuş, hiçbir şeyle ilgilenmiyor, duyarsız bir toplum varmışçasına bir İstanbul yaşandığı düşünülürken sokaklarında, evlerinin bodrumlarında binaların en ücra köşelerinde İstanbul’un arka semtlerinde nasıl bir milli mücadele duygusunun filizlendiğini okudukça gurur duydum insanımızla” diye konuştu.

(Sürecek) 

 

Yorum Yap

Benzer Haberler
TGC: Kayyım, basını vesayet altına almanın aracına dönüşemez
TGC: Kayyım, basını vesayet altına almanın aracına dönüşemez
Halk TV’ye kayyım atandı… Okan Konuralp: “Basın özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına müdahale”
Halk TV’ye kayyım atandı… Okan Konuralp: “Basın özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına müdahale”
Halk TV’ye kayyım atandı… Oğuz Kaan Salıcı: “Uyguladığınız baskı ve engellemeler fon soygununu unutturamayacak”
Halk TV’ye kayyım atandı… Oğuz Kaan Salıcı: “Uyguladığınız baskı ve engellemeler fon soygununu unutturamayacak”
Ekrem İmamoğlu, İBB Davası’nda savunma yapıyor: Yargılama bitmeden birini hırsız ilan eden haysiyetsizdir, namussuzdur, şerefsizdir
Ekrem İmamoğlu, İBB Davası’nda savunma yapıyor: Yargılama bitmeden birini hırsız ilan eden haysiyetsizdir, namussuzdur, şerefsizdir
Halk TV’ye kayyım atandı… Cem Aydın: “Foncuları açıklayamayanlar millete antidemokratik bir yön çizmek istemektedir”
Halk TV’ye kayyım atandı… Cem Aydın: “Foncuları açıklayamayanlar millete antidemokratik bir yön çizmek istemektedir”
Bakan Fidan, Bakü’de CICA Devlet ve Hükümet Başkanları Konseyi Yedinci Toplantısı’na katılacak
Bakan Fidan, Bakü’de CICA Devlet ve Hükümet Başkanları Konseyi Yedinci Toplantısı’na katılacak
Kafkaslar'ın Nöbetçisi, Haberin Radarı
Ardahan Radar

Ardahan Radar, Kafkaslar’ın nöbetçisi olan konumundan haberi radarıyla yakalayan, Ardahan’da ve bölgede yaşanan gelişmeleri anlık takip ederek okuyucularına hızlı, tarafsız ve güvenilir şekilde sunan güncel bir haber platformudur.

2026 Ardahan Radar © Tüm hakları saklıdır. Ardahan Radar