TÜGİS, hava sıcaklıklarının artmasıyla gıdaların üretim, saklama, taşıma ve servis koşullarına daha fazla dikkat edilmesi gerektiği konusunda uyarıda bulundu. TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, “Gıda güvenliği, üretimden tüketime uzanan ortak bir sorumluluk alanı. Yaz aylarında bu zincirin her aşamasında daha yüksek dikkat ve özen gerekiyor” dedi. TÜGİS Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Nevzat Artık ise 32 derecenin üzerindeki ortamlarda kolay bozulan gıdaların bir saatten uzun süre dışarıda bırakılmaması gerektiğini belirtti.
(İSTANBUL) – TÜGİS, hava sıcaklıklarının artmasıyla gıdaların üretim, saklama, taşıma ve servis koşullarına daha fazla dikkat edilmesi gerektiği konusunda uyarıda bulundu. TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, “Gıda güvenliği, üretimden tüketime uzanan ortak bir sorumluluk alanı. Yaz aylarında bu zincirin her aşamasında daha yüksek dikkat ve özen gerekiyor” dedi. TÜGİS Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Nevzat Artık ise 32 derecenin üzerindeki ortamlarda kolay bozulan gıdaların bir saatten uzun süre dışarıda bırakılmaması gerektiğini belirtti.
Hava sıcaklıklarının yükselmesi, özellikle et ve süt ürünleri, yumurta, deniz ürünleri, pişmiş yemekler ve soğuk mezelerde mikroorganizmaların çoğalması için uygun koşullar oluşturuyor. Yaz aylarında market alışverişinden eve teslimata, piknik sofralarından açık büfelere kadar uzanan süreçte soğuk zincirin korunması, gıda kaynaklı enfeksiyonların önlenmesinde büyük önem taşıyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası (TÜGİS) Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, gıda güvenliğinin üretimden tüketime uzanan kapsamlı bir sorumluluk alanı olduğunu ve soğuk zincirin son halkasını tüketicinin mutfağının oluşturduğunu belirterek, şunları söyledi:
“SOĞUK ZİNCİRİN SON HALKASI TÜKETİCİNİN MUTFAĞI”
“Gıda sanayisi, üretim tesislerinden depolama ve dağıtım süreçlerine kadar her aşamada hijyen, izlenebilirlik ve kalite standartlarını gözeten kapsamlı bir sistem içinde faaliyet gösteriyor. Ancak ürünün güvenli yolculuğu satış noktasıyla sona ermiyor. Marketten eve taşıma, buzdolabında saklama, hazırlama ve servis koşulları da bu zincirin korunmasında belirleyici rol oynuyor.”
Sidar, TÜGİS’in bu alandaki çalışmalarına da değinerek, “Alanındaki bilimsel gelişmeleri yakından izleyen, sahip olduğu uzmanlıkla sektörümüze ve kamuoyuna yol gösteren TÜGİS Bilim Kurulu’nun katkılarıyla gıda güvenliğine ilişkin doğru ve güvenilir bilgileri toplumun geniş kesimlerine ulaştırmayı sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.
32 DERECENİN ÜZERİNDE KRİTİK SÜRE BİR SAATE İNİYOR
Hava sıcaklığının 32 dereceyi aştığı otomobil, piknik alanı, plaj ve açık hava ortamlarında ise bu süre bir saate kadar düşüyor.
TÜGİS Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Nevzat Artık, sıcak havalarda gıdanın görünümünde ya da kokusunda herhangi bir değişiklik oluşmadan da mikroorganizmaların çoğalabileceğine dikkati çekti.
Yaz aylarında yalnızca hangi gıdanın tüketildiğine odaklanmanın yeterli olmadığını kaydeden Artık, “Gıdanın ne kadar süre ve hangi sıcaklıkta beklediği de belirleyici rol oynar. Özellikle et, tavuk, balık, yumurta, süt ürünleri, pişmiş yemekler ve kesilmiş meyveler sıcak ortamda uzun süre tutulmamalıdır. Hava sıcaklığının 32 derecenin üzerine çıktığı koşullarda bir saat, gıda güvenliği açısından kritik sınır olarak kabul edilmelidir. Bu sürenin aşıldığı kolay bozulan gıdalar yeniden soğutulmamalı ve tüketilmemelidir” dedi.
ARAÇTA GEÇEN SÜRE RİSKİ ARTIRIYOR
Sıcak havalarda soğuk zincirin marketten çıktıktan sonra da korunması gerekiyor. Yaz aylarında araçların kısa süre içinde gıdalar açısından elverişsiz bir ortama dönüşebildiğini belirten Artık, “Soğuk ürünlerin araçta bekletilmesi, özellikle alışveriş sonrasında başka işlerin yapılması veya ürünlerin uzun süre bagajda bırakılması soğuk zinciri kesintiye uğratabilir” dedi.
Paket servisle gelen yemeklerin de teslim alındıktan sonra uzun süre oda sıcaklığında bırakılmaması gerektiğini ifade eden Artık, hemen tüketilmeyecek ürünlerin kısa sürede soğutulmasını ve buzdolabında muhafaza edilmesini önerdi.
GIDANIN KÖTÜ KOKMAMASI GÜVENLİ OLDUĞU ANLAMINA GELMİYOR
Salmonella, Listeria ve E. Coli gibi hastalık yapıcı bakterilerin bulunduğu gıdaların her zaman kötü koku, renk değişikliği veya farklı bir görünümle kendini belli göstermediğine dikkati çeken Prof. Dr. Nevzat Artık, görünüşü normal olan bir gıdada da hastalık yapıcı mikroorganizmaların bulunabileceğini vurguladı.
Pişen yemeklerin büyük tencere içinde uzun süre soğumaya bırakılmaması gerektiğini belirten Artık, “Artan yemekler için küçük ve sığ kaplara bölünerek kısa sürede buzdolabına kaldırılmalıdır. Yeniden tüketilecek yemeklerin yalnızca yüzeyi ısıtılmamalı, tamamının yeterli sıcaklığa ulaşması sağlanmalıdır. Güvenli saklama süresi konusunda tereddüt yaratan gıdalar tadına bakılarak kontrol edilmemelidir” ifadelerini kullandı.
Çocuklar, yaşlılar, hamileler ve bağışıklık sistemi zayıf bireylerin gıda kaynaklı enfeksiyonlardan daha ağır etkilenebildiğini hatırlatan Artık, ishal, ateş, kusma, şiddetli karın ağrısı veya sıvı kaybı belirtilerinin görülmesi halinde sağlık kuruluşlarına başvurulması gerektiğini söyledi.
TÜGİS HAKKINDA
Türkiye’nin ilk işveren sendikalarından TÜGİS, aynı zamanda Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu’nun (TİSK) kurucu üyesidir. Üyeleri arasında ülkemizin önde gelen üreticilerinin yer aldığı TÜGİS, yarım asrı aşkın süredir Türk gıda sanayiinin gelişmesi ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücünün artırılması adına öncü çalışmalara imza atmaktadır. TÜGİS, faaliyetlerine başladığı 1961 yılından bu yana sosyal diyaloğa, çalışma barışına ve gıda sanayiinin gelişimine kesintisiz katkıda bulunan yenilikçi bir sivil toplum örgütüdür.
ADVERTORIAL YAYIN
Ardahan Radar, Kafkaslar’ın nöbetçisi olan konumundan haberi radarıyla yakalayan, Ardahan’da ve bölgede yaşanan gelişmeleri anlık takip ederek okuyucularına hızlı, tarafsız ve güvenilir şekilde sunan güncel bir haber platformudur.
Yorum Yap